KAYGI, STRES VE ÖFKEYLE BAŞ ETME

Malesef ki günümüzün hatta çağımızın hastalığı olan stres hayatımızın her anında. Uzmanlar stresi kısa süreli psikolojik ve biyolojik bozukluk olarak tanımlıyor. Hayatımızda gelişen olumsuz olayların dışa vurulmuş hali olan stres sadece bize zarar vermekle kalmayıp etrafımızda olan gerek aile,gerek iş, gerekse arkadaş ortamımızda olan insanları da olumsuz yönde etkileyip malesef ki ilişkilerimizi zayıflatıp yıpratıyor. Stresle başa çıkmanın en önemli yolu ise hayatımızda bizi olumsuz yönde etkileyen stresi yasamamızı sebep olan unsurları olabiliyorsa hayatımızdan çıkarmak ya da doğurduğu olumsuzlukları görmezden gelip hayatımızda bizi mutlu eden olumlu unsurları düşünmek. Uzmanlar bu duruma ¨tıpta rahatlama egzersizleri¨ olarak tanımlıyorlar.

 

Gelelim stresin doğurduğu öfke ve kaygıya. Uzmanlar öfkeyi çocuğun engellenmesi, ihmal edilmesi, yoksun bırakılması ya da istediği bir durumun, olayın olmaması durumlarında ortaya çıkan bir duygu olarak tanımlıyorlar. Öfke kontrolü yani öfkeyle baş etme yöntemleri okul öncesi dönemde yani insan gelişiminin tabanını oluşturduğu 0-6 yaş aralığında öğretilmeye başlandığı uzmanlar tarafından sıkça dile getirilmektedir. Bizler Ödül Anaokulu olarak çocuklarımız uzman psikoloğumuz NURCAN KEMENT liderliğinde stres ve öfkeyle baş etme yöntemlerini öğrenmeleri için uygulamalar yapmaktayız. Bizler Okul Öncesi öğretmenleri olarak iletişim kurarken çocuklarımızın zeka seviyesini, gelişimini ve anlatma tekniklerini gözeterek konuyu anlatmaktayız.

 

Okul öncesi dönemde sıkça rastlanan bir diğer konu ise kaygıdır. Yani çocuğun etrafında tehlike olarak gördüğü, korktuğu ya da iç dünyasında oluşturduğu durumların ve olayların psikolojik ve biyolojik olarak dışa yansımasıdır. Kaygılı çocuk çoğu zaman endişeli, panik, tedirgin, mutsuz ve memnuniyetsizdir. Çocuk sürekli kaçar ve bahaneler üretir. Bizlerin yani okul öncesi öğretmenlerinin ve ebeveynlerin sıkça rastladığı bahaneler ` okula gitmek istemiyorum, karnim ağrıyor, seni özledim, servise binmiyeceğim, sende gel anne ,yemek yemiyeceğim ` en bildiğimiz bahaneler arasındadır. Öncelikle çocukta kaygıyı en aza indirmek gerekmektedir. Zamanla kaygınının azalması için çocuğun kaygılarından kaçmaması gerektiğini anlatmak gerekir. Kaygılarının ancak konuşarak geçebiliceğini ebeveynlere ve çocuğa uygun olan bir dille anlatmak gerekmektedir. Korkularını ve kaygılarını yok sayarak konuşmamalarının çare olmadığını göstermek gerekmektedir. Akabinde korku ve kaygıları anlaşılan çocuğumuz için hemen öğretmeninden ve konunun uzmanından destek almak gerekmektedir. Ödül Anaokulu olarak amacımız ; öfke kontrolü olan, kaygıları ve korkuları olmayan, sindirilmemiş, duygularını ve düşüncelerini istedikleri gibi söyleyebilen, kendini tam anlamıyla ifade edebilen, etrafına ışık saçan, hayata umutla bakan öğrenciler yetiştirmek. Ödül Anaaokulu ve öğretmenleri olarak her zaman yanlarındayız.

 

 

SEVGİLER

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENİ

DİLAN BUDAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SANCAKTEPE ŞUBEMİZ

Kemal Türkler Mahallesi Palamutdere Caddesi Akyol Sokak No:13
SANCAKTEPE / İSTANBUL

0216 443 45 63

0553 720 80 93

ÇEKMEKÖY ŞUBEMİZ

Madenler Mahallesi Soytürk Sokak No:7

ÜMRANİYE / İSTANBUL

0216 443 45 63

0553 720 80 93